|
"Intervention
Divine - Kutsal Direniş"
Yönetmen
Elia Suleiman ile...
Filmin
kahramanının adı ile sizin adınızın baş harfleri aynı. Bu film otobiyografik
bir çalışma mı?
Hayır,
zaten çoğunlukla aldatıcı olan bir otobiyografik çalışma değil;
daha çok bir otoportre, yani, hayali bir kendini temsil ve biyografinin
sözde doğruluğundan daha samimi bir portre. Burada, ayrıca, E.S.'in
yaşadığı yerden dünyayı algılayışı var. İzleyici de dünyaya bu açıdan
bakabilir. Ben izleyiciyi bu tür algılama ve yorumlarda özgür bırakmaktan
hoşlanıyorum. Zaten filmde fazla diyalog olmamasının nedeni de bu.
Diyaloglar genellikle fazla açıklayıcı oluyor. Ben sinemada daha
nahif bir yaklaşım kullanıyorum; sessiz sinema döneminde olduğu
gibi, görüntünün kendini anlatmasını tercih ediyorum.
Peki
siz ne anlatmak istiyorsunuz?
E.S.'in
gerek babası, gerekse sevdiği kadınla yaşadığı ilişkilerin karmaşıklığını
kullanarak ve traji-komik ya da trajik derecede komik öğelerden
yararlanarak şiddetin saçmalığını vurgulamaya çalışıyorum. Ben belgesel
yapımcısı değilim. Bence medyanın sansasyonellik arayışı ne gerçeği
yansıtıyor, ne de adil. Ayrıca, ben bir davanın sözcüsü de değilim.
İzleyicinin beni şiddetin yorumu konusunda bir inceleme vakası olarak
görmesini isterdim. "Kutsal Direniş" bugünün realitesinden
ayrı olarak yaratılmış kurgusal bir çalışmadır. Şiddeti günlük hayatın
bir parçası olarak çok az gösteriyorum, ama fantezilerle fazlasıyla
ön plana çıkarıyorum: Hayali sahneler gerçekte olabileceklerin birer
habercisi gibi.
Filmin
çekiminden bu yana, oradaki durum daha da vahimleşti. Bu değişimi
nasıl yorumluyorsunuz?
Bu
bir değişim değil, bir geri gidiş. Şiddette dehşet verici bir artış
var: Dün barikatın orada insan tutuklanırdı, bugün aynı barikatın
orada ceset bulunuyor. Ben Kudüs'le Ramallah arasında bir barikat
hayal etmiştim ve bunun için dekor kurmamız gerekti. Bugünse dekor
kurmaya gerek kalmadı. Ben olabilecek bazı şeyler yarattım, ve bunlar
birer birer olmaya başladı. "Kutsal Direniş"in montajını
yaptığım sürede, benim yaptığım şeylerle gazetede yazılan şeyleri
ayırt etmek çok zorlaşmıştı. Filmimi neredeyse anında gerçekleşen
bir kehanet gibi görüyorum. Oysa İncil'deki kehanetler hep asırlar
sonra gerçekleşmişti.
Hep
Kudüs'te mi yaşıyorsunuz?
Hayır,
son olaylardan sonra, Kudüs'ten ayrıldım. Orada çalışmam imkansız
hâle geldi. Dış dünyanın sizin özel yaşamınızı sürekli taciz ettiği
bir yerde düşünme ve yaratıcı olma imkanınız yok.
Le
Figaro'da Elia Suleiman İle Yapılmış Bir Röportaj
|