KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

Vizyon Programı
Gelecek filmlerin vizyon tarihleri...

Film Arşivi

Haberler
Sinema dünyasında neler oluyor?

Kamera Arkası
Yapım aşamalarına ait ilginç ayrıntılar...

Kameranın Arkasındakiler
Yönetmenler hakkında bilmek istedikleriniz.

Tanıdık yüzler
Sinema oyuncularını yakından tanıyın...

Foto-klik

Gereksiz Bilgiler

Replik

Özel Dosya

Söyleşi

Sektör

 
  Söyleşi

Wilbur Ölmek İstiyor - Lone Scherfig

Filmin hikayesi nasıl doğdu?

Wilbur'un hikayesi uzun zamandır içimde bir yerlerdeydi. Aslına bakacak olursanız bu filmin hikayesi "Yeni Başlayanlar İçin İtalyanca"dan önce yazılmaya başlandı.Yalnızlık ve güvensizlikle ilgili bir dolu film yaptıktan sonra kendi kendime artık hayata, aşka ve ölüme daha yakından, daha ciddi bir tonla bakan bir film yapmak istedim.

Hikaye intihar eğilimli Wilbur'a odaklanıyor ve seyirciden kendini onunla özdeşleştirmesini bekliyor. İntihar fikrini savunuyor gibi görünmekten korkmadınız mı?

Evet bu olasılık beni korkuttu. Ama hikayeden risk faktörü taşıyan herşeyi çıkarmaya kalkarsanız sonuçta oldukça yapay bir şey kalır elinizde. Bu durumda da güvenebileceğim tek şey kendi ahlak değerlerim ve beğenilerimdi. Evet belki bazı seyirciler Wilbur'a bakış açımızdan rahatsız olacaklar ancak ben Wilbur'un gerçekten intihar etmek isteğine inanmıyorum. İşte tam da bu yüzden, bu film Wilbur'un intiharı ile ilgili değil tam aksine Wilbur'un neden yaşamak zorunda olduğu ile ilgili bir film. Yine de filmi çekerken kimseyi intihar etmeye cesaretlendirmediğimize emin olmak istedim. Wilbur'un intihar etmek için denediği yollar çok bildik, kimseye kendini öldürmesi için yeni ya da doğru yollar göstermedik. Çekimler sırasında ortaya çıkan pek çok fikri kendi sansür mekanizmalarımızdan geçirerek filtre ettik.

Film tüm karanlığına rağmen keskin bir mizah duygusu da barındırıyor.

Benim çalışma yöntemimim bu. Aşırı duyarlı olmak ve duygusal gösterişçilik için sahte tavırlar takınmak en büyük kabusum. Bu yüzden mizahı, hüznü dengelemek için kullanıyorum.

İntihar'la ilgili ne gibi araştırmalar yaptınız?

Gidip psikiyatri servislerindeki intihar gruplarına katılmadım. İsveç'teki "Alo İntihar" hattında çalışan doktor bir arkadaşım var. Ara ara onu arayıp, fikirlerini aldım. Çekimler başladığında farkettim ki setteki herkesin konuyla ilgili bir anısı vardı.

Danimarka ile İskoçya'nın ortak özellikleri neler?

Mizah anlayışılarımız ve hayata bakış açılarımız birbirine çok benziyor. Her iki toplumda da yüzeyde görünen güvensizliğin altında derinde herşeyi en iyi yapanın kendileri olduğu hissi yatıyor. İskoçya'da insanların sosyal açıdan çok daha fazla sorunları var. Bu da demek oluyor ki hikayeyi ilk planladığı gibi Kopenhag'a taşısaydık karakterlerimiz belki de çok daha az sorunla boğuşuyor olurlardı. İskoçya'da kendimi hem sanatsal, hem de ticari açıdan daha rahat hissettim, bir şekilde evde gibiydim. Sonuçta Glasgow da Kopenhag gibi kuzeyde küçük bir şehir.

Senaryonuzu İngilizce'ye çevirirken günlük dile ait nüansları ve argoları çevirirken zorlandınız mı?

"Young Adam"ın yönetmeni David MacKenzie ve İskoç ortak yapımcımız Sigma'dan senaryoyu tekrar yazıp içine İskoç ruhu katmalarını istedik. Şaşırtıcı bir şekilde herkes bu öneriye karşı çıktı. Filmi bir miktar tuhaf, bir miktar da istemsizce komik olan İskandinav aroması ile harmanlamamızı istediler.

Filmde Wilbur'un geçmişini anlatmak için geridönüşler kullanmamışsınız.

Elimizden geldiğince minimalist kalıp, sözcüklere güvenmeye karar verdik. Alice ve Wilbur'un mutfakta oturdukları ve Wilbur'un annesinin ölümünü anlattığı sahneye benzer sahneler sinemada pek tercih edilmez. Bizim sahnemizde mutfakta hiçbir şey yoktu, tek fican kahve bile koymadık oyuncuların kullanabileceği. Sonuçta tahmin ettiğimiz gibi sözler herşeyi halletti, başka hiçbir şeye gerek kalmadı.

Neden film bir kitapçı dükkanında geçiyor?

Kitapçı dükkanı eski, romantik hatta neredeyse müzikal bir yerdi. Bir kaç yıl önce televizyon için kütüphanede geçen bir oyun çekmiştim. Kitap dükkanını seçmemim nedeni, problemlerle boğuşup tek cümle edemeyen bu insanları kelimelerle çevrelemekti. Filmde yetişkinlerden hiçbirisini kitap okurken göremezsiniz. İçlerinde sadece Alice'in kızı bir şeyler okumak istiyor.

Lars von Trier'e göre çok daha şevkat dolu hikayeler anlatan bir yönetmensiniz. Trier size bu filminizin çalışmaları sırasında yardımcı oldu mu?

Lars bana sürekli gerçeklerle çalışmamı öğütler. Benim içgüdelerimle, detaylarla ve mizahla çalıştığımda en iyi performansımı ortaya koyduğumu düşünüyor. Zentropa'da şu anda çekilen filmlerden Dear Wendy, silah karşıtı bir film; Dogville yoksulluğun insanları nasıl kötüleştidiği ile ilgili bir filmdi, Lars'ın sonraki projesi ise ırkçılık karşıtı bir yapım olan Manderlay. Sizin anlayacağınız burada vaktimizin büyük kısmı etik değerler üzerine tartışmakla geçiyor.

Oyuncularla çalışmanız süreciniz nasıldı.

Oldukça kolay ve eğlenceli geçti çalışmalarımız. Bir oyuncudan ancak 25 tekrardan sonra istediğiniz performansı alabileceğiniz bilgisinin doğru olmadığını bilecek kadar uzun zamandır oyuncularla çalışıyorum. Shirley Henderson'ın oldukça tramvatik bir sahnesi vardı. Shirley ilkini kullanacağımı bildiği halde, 45 tekrar alıp onu aynı noktadan geçirmeye gönlüm razı olmadı.

Film hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız...

 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
 
Copyright © 2000-2003 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.