KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

Vizyon Programı
Gelecek filmlerin vizyon tarihleri...

Film Arşivi

Haberler
Sinema dünyasında neler oluyor?

Kamera Arkası
Yapım aşamalarına ait ilginç ayrıntılar...

Kameranın Arkasındakiler
Yönetmenler hakkında bilmek istedikleriniz.

Tanıdık yüzler
Sinema oyuncularını yakından tanıyın...

Foto-klik

Gereksiz Bilgiler

Replik

Özel Dosya

Söyleşi

Sektör

 
  Söyleşi
Ron HowardRon Howard

Geçen yıl "How The Grinch Stole Christmas" ile başta Amerika'da olmak üzere tüm dünyada büyük bir ticari başarı elde eden Ron Howard, bu yıl Oscar peşinde... Şizofren matematikçi John Nash'in hayatından bir kesit sunan "A Beautiful Mind - Akıl Oyunları" adlı filmi 8 dalda Oscar'a aday gösterilen Howard'ın sinema geçmişi çok eskilere kadar uzanıyor. Bir çocuk oyuncu olarak girdiği sinema dünyasının şimdi onu en iyi yönetmen Oscar'ıyla ödüllendirip ödüllendirmeyeceği ise merak konusu... Howard, "Akıl Oyunları" ile ilgili soruları yanıtlıyor...

Siz bir önceki çalışmanız 'Grinch'ten sonra tamamen farklı bir proje olan 'A Beautiful Mind - Akıl Oyunları'na yöneldiniz. Sizi bu projeye çeken ne oldu?
Gerçekten de 180 derecelik bir dönüş bu... Aslında tercihlerimde yaratıcılık açısından karışımlar yapmayı severim. Elimden geldiği kadar en iyi seçimleri yapmaya çalışırım. Çünkü yeni bir film için sözleşme yaptığımda bunun hayata geçirilmesi bir ya da bir buçuk yıllık bir süremi alır. Bu da tüm enerjimi yönettiğim projeye aktarmak anlamına gelir ki, elime bir fırsat geçtiğinde bunu mümkün olduğunca farklı alanlara yöneltmem gerekir. Bu proje birçok açıdan farklı alternatifler sunuyordu.

Bu materyale ilk bakışta matematiği ele alan bir film yapmanın zor olduğunu düşünüyoruz. John Nash her ne kadar ünlü bir matematikçi olsa da projenin zorluğu ortada... Bu aynı zamanda derinlemesine bir kişisel öykü... Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

İnsani deneyimin ilginç kesitlerini aydınlatan öyküleri severim. Burada ayrıca mücadelelerle dolu, rekabetçi ve gerçekten büyüleyici bir dünyaya dönüşen bir kültür var. Her konuda olduğu gibi burada da öncelikle beklentilerinizi bir yana bırakmanız ve araştırdığınız olgunun derinlerindeki gerçeği bulmanız gerekiyor. O noktada insanoğlunun kimi zaman karmaşık, kimi zaman eğlenceli, çoğunlukla da rekabete dayalı dünyası var. Tüm bunlar duygusal birer mayından farksız...
Buna benzer bir durumla "Apollo 13'ü çekerken görev kontrolörlerinin öyküsünde karşılaşmıştım. O filmi yaparken astronotların işinin zorluğu beni hiç şaşırtmadı. Astronotlarda birtakım korku, endişe ve zayıflıkların olmasını zaten bekliyordum. Beni asıl şaşırtan ise yeryüzünde bu uzay yolculuğunu yöneten görev kontrolörlerinin yaşadığı gerilimli ortam olmuştu. NASA'da çalışan o insanlar görevi başarıyla bitirebilmek için çok yoğun bir baskı hissediyorlardı.
John Nash'in yaşadığı dünyaya bakınca onun gençlik döneminin dünya tarihinde çok ilginç bir noktaya denk geldiğini görürüz. Atom bombalarının patlatıldığı İkinci Dünya Savaşı'ndan yeni çıkmış ve Soğuk Savaş ortamını yaşamaya başlamış bir dünya bu... Teknoloji dar boğazdan geçiyor ve bilim olgusu birdenbire büyük önem kazanarak pırıltılı bir döneme doğru yol alıyor. Bilim adamları en önemli dergilerde boy gösteriyor ve onların hakkında birçok yazı yazılıyor. Nash bu genç bilim adamlarından birisi... Ancak bu ilgiyle beraber birçok baskı da geliyor. Çünkü toplumun ondan ve diğer bilim adamlarından büyük beklentileri var.

Ancak bu film büyük oranda insanlarla ilgili... Matematik olgusunu sınıflardaki kara tahtalardan alıp başka boyutları götüren bir durum sözkonusu...
Evet, burada onların yaşam biçimi veriliyor. Bence filmin isminde akıl olgusunun ön plana çıkarılması çok önemli. Nash'in olağanüstü bir akıl düzeyi var. Bu sayede yalnızca büyüleyici düzeyde çalışmalar yapma gücünü elde etmekle kalmıyor, aynı zamanda bilim dünyasının ön saflarında çarpışıyor olmasının getireceği tehlikeler karşısında hayatta kalabilmesini de sağlıyor. Bir başka deyişle, hayatta kalabilmenin gerektirdiği gücü yine beyni sayesinde elde ediyor.
Nash çok dayanıklı bir insan... Karısı Alicia da aynı derecede dayanıklı... Onlar saygı duyulması ve ayakları yere bastığı için takdir edilmesi gereken insanlar. Buna bir çeşit Ying - Yang durumu da diyebiliriz. Ying - Yang olayında öyle bir denge sözkonusudur ki, beyniniz ne kadar güçlü olursa olsun yine de kendinizi son derece yıkıcı yalıtılmışlık koşulları içinde bulabilirsiniz. Burada Nash'in beyninin eninde sonunda dengeyi bulduğunu görüyoruz ama çok uzun bir yolculuktan sonra...

Kadroyu oluştururken neden Russell Crowe ve Jennifer Connelly'i seçtiniz?
Russell'ın yaratıcı cesaretinin oldukça kaydadeğer olduğunu düşündüm. Onu her zaman takdir etmişimdir. Filmlerini uzunca bir süredir izliyordum. Çok karizmatik bir aktör. Ancak 'The Insider - Köstebek'teki rolüyle derinlik ve ayrıntıya önem veren, yaratıcı cesaret sahibi bir aktör olduğuna beni ikna etti. John Nash rolünün riskli olması nedeniyle risk almaya istekli bir aktöre ihtiyacımız vardı.

Peki ya Jennifer Connelly... O her zaman büyük bir kadın oyuncu oldu ama öyle görünüyor ki, bu film sayesinde starlık düzeyine yükselecek…

Bu rol Jennifer için büyük bir rol...Ancak o her zaman bizim filmlerimizde oynadı. Yıllar önce Imagine Entertainment'ın çektiği 'Inventing the Abbotts'ta da oynamıştı. Jennifer'ın kariyerini her zaman dikkatle izledim. Daima iyi çalışmalarda oynamış bir oyuncudur. Sonra 'Requiem for a Dream'de gördüm. Yine son derece cesur bir performans sergilemişti. Tanıştığımda ne kadar iyi eğitimli ve zeki bir insan olduğunu anladım. Bu filmin ne denli zor bir yapım olacağını hemen kavradı. İnsan zekasıyla yüreği ve ruhu arasında bir denge gerektiriyordu. Tüm bunları kolaylıkla kavrayınca ortaya çok iyi bir iş koydu.

Film setindeki karmaşa ve hareket arasında sanatsal vizyonunuzu sürdürmenizi sağlayacak kendi içsel momentumunuzu ve dengenizi nasıl korudunuz?
Akiva Goldsman'ın yazdığı senaryo müthişti. Akiva'nın bu materyale yaklaşımını geliştirme konusundaki tercihlerinin ve senaryonun mükemmel olduğunu düşünüyorum. Elinizde güven duyabileceğiniz bir materyal varsa herşey harikadır. Bu materyal ile derinlemesine ilgilenme fırsatını bulduk. Aceleyle çekip bitireceğimiz türden bir film değildi. Materyal üzerinde düşünecek zamanımız oldu. Aslına bakarsanız bu kadarı da bana yetmedi. Özellikle de bu türden karmaşık konuları ele alan filmler sözkonusu olduğunda zaman bana hiçbir zaman yeterli gelmez. Ancak ortaya iyi düşünülmüş ve iyi prova edilmiş bir yapım koymayı başardık. Tüm bunlar da elimizde olabilecek en yüksek düzeyde yazılmış bir senaryo olması sayesinde gerçekleşti.

Bu filme standart biyografi filmi diyemeyiz. Alışkanlıklara ve geleneklere kesinlikle uymayan birtakım tercihler sözkonusu. Hadi bunu da bir yana bırakalım. Bu film gösterime girdiğinde sizin yaklaştığınız ruha uygun biçimde değerlendirileceğine inanıyor musunuz? Yoksa tarihi ele alan başka filmlerin karşılaştığı engellere mi çarpacak?
Bunu bilemiyorum. Birçok açıdan muhalif bir film olabilir ama sanırım insanlar bunun özgün bir biyografi yapımı olmadığını anlayabilecekler ve böyle olması da hoşlarına gidecek. Eğer onun tüm yaşamını filme çekmeye çalışsaydık ortaya en azından bir mini dizi çıkabilirdi. Oysa biz burada Nash çiftinin birlikte yaşadığı yaşamı ele alıyoruz. Bu yolculuğun ruhunu yakalıyoruz. Böyle bir yaklaşımın büyük oranda otantik olduğunu düşünüyorum.
Ele aldığımız konunun bazı yönleri sembolik yaklaşımla anlatılıyor. Başarının en yüksek düzeylerinde dolaşan bir insanın beyinsel açıdan hasta konuma gelmesiyle birlikte baskı altındaki bir insanın beyninin içinde neler olup bittiğini nasıl anlayabilirsiniz? Elimizdeki senaryoda birtakım önermeler getiriliyor ama tümüyle doğru biçimde anlatabilmek imkansızdır. Senaryoda sunulanların büyük çoğunluğu Nash'in yaşamının çeşitli görünümlerinin sentezi gibidir.
Ama eğer Nash'in yaşamını tam anlamıyla öğrenmek istiyorsanız Sylvia Nasar'ın biyografi kitabını okumalısınız. Gerçekten çok iyi bir çalışma olan o kitabın filmden oldukça farklı olduğunu göreceksiniz. Sonra da "Akıl Oyunları"nı çekerken yaptığımız tercihleri değerlendirirsiniz. Eğer bu karşılaştırma sonucunda bizim filmimizi heyecan verici ve ilginç bir film olarak görürseniz benden mutlusu olmayacaktır.
Önemli bir konu daha var. Filmde matematikle ilgileniyoruz ama büyük seyirci kitlelerinin ulaşabileceği biçimde. "Good Will Hunting - Can Dostum"'dakine benzer bir yöntem uyguladık. Eğer böyle bir yöntem uygulanmasaydı "Can Dostum" seyredilmesi çekilmez bir film olurdu. Bu filmi yapan herkesin amacı belliydi. Seyirciyi takdir ettiğimiz için onlara iyi anlatılmış bir öykü sunmayı hedefledik.

Filmin genel görünümü için ne diyorsunuz?
Görüntü yönetmenimiz Roger Deakings gerçekten büyük iş yaptı. Filme müthiş bir görünüm sağladı. Daha önce Coen kardeşlerin birçok filmini de çekmişti. Stilistik açıdan farklı olmakla birlikte "The Shawshank Redemption - Esaretin Bedeli" ve "Dead Man Walking - Ölüm Yolunda"nın da görüntü yönetmeni oydu.
Onunla çalışmamıza öncelikle konu üzerinde konuşarak başladık. Sonuçta bu filmde anlatılan öykünün birkaç zaman diliminde birden geçtiğine, dolayısıyla değişik zaman dilimlerinde geçen sahnelerin birbirinden farklı görünüme sahip olması gerektiğine karar verdik. Hepsinden önemlisi de filmin müthiş bir öyküye sahip olması, oyuncular açısından da birçok fırsatı da beraberinde getiriyordu. Nash'in yaşamının çeşitli aşamalarında yaptığımız sinemasal işlemler mükemmel oldu.

Filmde öyküsü anlatılan John Nash, yaşamının uzunca bir bölümünü şizofrenik fanteziler dünyasında geçirmiş bir insan... Filmin bitmiş halini perdede gördüğü zaman tepkisinin ne olacağını düşünüyorsunuz?

Nash anlayışlı bir insan... Bu yüzdendir ki, yaşamının her nüansını ve ayrıntısını vermeyişimizden herhalde keyif alacaktır. Biz onu daha çok bir figür, bir çeşit sembol olarak kullandık. Kendi yaşamının ve Alicia ile birlikte olan yaşamının en önemli dilimlerinin çoğunu kullanıyoruz. Bunlar filmimizin sağlam zeminini oluşturuyor.
Biz burada onun yaşamını oldukça otantik biçimde anlatmaya çalışıyoruz ki, seyircimiz kolaylıkla geçiş yapabilsin ve onu anlamaya başlayabilsin. Ancak tabii ki bütünüyle anlayamayacaklar. Zaten böyle bir şeyi, yani bir başka insanın yaşamını tamamen anlamayı hiç kimse başaramaz.
Nash filmin şu andaki durumundan tatmin olmuş görünüyor. Yaklaşımımızdan da memnun. Çalışmamızın en keyifli yanı bence onun yaşamındaki çeşitli katmanların bazı sürpriz unsurlarını da beraberinde getirmesiydi. Ayrıca iki yetişkin insan arasındaki gerçekten ilginç aşk öyküsü de var. Üstelik buradaki aşk öyküsü son derece karmaşık bir ilişki...

Matematik insana okulu anımsatır. Peki sizin için ne anlama geliyor? Öğrenciyken matematiğe mi yoksa sanata mı meraklıydınız?
Sanatla ilgiliydim. Böyle bir konuya el atmak gazetecilik açısından hayli zor oldu.

Matematikle ilgili öyküsü anlatmak mı?

Evet. Demek istediğim bu. Ancak Nash'in büyük yardımını gördüm. Bazı seanslar düzenleyip Nash'in bizi matematik konusunda eğitmesini istedik. Bazı önemli denklemleri bize açıklaması gerekiyordu. Bunu yaparken son derece sabırlı davrandı. En sabırlı insanlar bile bu kadarını başaramaz. Birçok matematik problemini anlayamıyorduk. Ancak durumun en umutsuz göründüğü anlarda bile sabrı elden bırakmadığını gördük. Matematik derslerini izlerken bir yandan da video çekimleri yaptık ve kara tahtaya yazdığı yazıları filme aldık. Filmde bu sahneleri de göreceksiniz.

Eminim ki okuldaki matematik öğretmeniniz bu filmi izlerken heyecanlanacaktır.
Filmin ilk gösteriminde ben en arka sırada oturdum. Matematik öğretmenimi de davet etmiştim ama gelip gelmediğinden emin değilim.


Diğer söyleşiler için tıklayınız...
Bu yazıyı başkasına göndermek için


 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
 
Copyright © 2000-2003 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.