|
SİNEMA
DEYİNCE "ŞARLO" GELİR AKILLARA
Kalın
kaşları, kısa bıyıkları, sempatik tavırları, masum ve saf bakışları, kocaman
ayakkabıları, yanından ayırmadığı bastonuyla, siyah-beyaz ve sessiz fimlerin
kahramanı, hepimizi güldüren, hırpani giyimli, sarsak ve sakar adam Şarlo'yu
tanımayanınız yoktur. Charlie Chaplin, yıllar içinde sinema sektöründe
ve anlayışında çok şey değişmesine rağmen "Şarlo" tiplemesiyle hala en
büyük sinema adamları arasında görülmektedir.
Charles
Spencer Chaplin 1889 yılında müzikal oyuncusu olan bir ailenin çocuğu
olarak doğdu. Chaplin ilk kez sahneye çıktığında beş yaşındaydı. Yatılı
okullarda ve yetimhanelerde geçen çocukluğunda, tiyatrolarda geçici işler
yaptı. 1913 yılında ABD'de turnedeyken, Keystone Kop film şirketinin yapımcısı
Mack Sennet onu kendi stüdyolarında çalışması için ikna etmeyi başardı.
Chaplin
bundan sonra bir daha sahneye dönmedi. İlk kez 1914'te, Keystone için
çekilen "Otomobil Yarışları" adlı filmle sinema perdesinde görüldü. Bundan
sonra "The Count", "Easy Street", "The Cure", "The Bank" gibi filmlerde
rol aldı.
Charlie Chaplin'i bize sevdiren Şarlo tiplemesi ise 1914 yılında Sennet
için çekilen 35 filmden birinde ortaya çıktı. Tüm dünyaya kendini bu tiplemeyle
sevdiren Chaplin, kısa süre sonra kendi filmlerini yönetmeye başladı.
"Şarlo Serseri", "Şarlo Polis", "Şarlo Asker", "The Kid - Yumurcak" ve
"Gold Rush -Altına Hücum" adlı filmler çekilerek Şarlo'ya evrensel bir
karakter yaratıldı. Böylece "Şarlo" ismi deyim oldu. İnsanlar arasında,
sarsak sarsak yürüyen, hırpani kişilere söylenen 'ne bu böyle Şarlo gibisin'
tarzında espriler yaygınlaşmaya başladı. Ve hala geçerliliğini koruyor.
Filmlerinde
güldürü unsurunu büyük ustalıkla kullanan Chaplin, bu sayede filmlere
insancıl bir içerik de kazandırmış oldu. Yani Şarlo'yu her yaştan
her kesimden insan sevebildi. Şarlo insanlara karşı sonsuz güven duyan
bir karakterdir. Yüzünden gülümseme hiç eksik olmaz. Gülümsemesi, içindeki
saflığın dışa yansıması gibidir. İyiliğinden, insanlara olan güveninden,
saflığından dolayı düştüğü güç durumlardan yine saflığı sayesinde kurtulur.
Şarlo
tiplemesinin görüldüğü filmlerden olan "City Lights - Şehir Işıkları"
bir aşk hikayesini anlatmaktadır. "Modern Times - Asri Zamanlar" filmi
ise çağdaş sanayi toplumu üzerine bir yergidir. Bu filmlerin bazı bölümleri
seslidir. Tamamen sesli olarak çekilen ilk film ise, Chaplin'in Adolf
Hitler'i canlandırdığı 1940 yapımı "The Great Dictator - Şarlo Diktatör"
dür. Bu film ise siyasal bir yergidir.
Charlie Chaplin, bundan sonra ABD'de sadece 2 film daha çekebildi. Bu
filmler 1947 yapımı "Monsieur Vedoux" ve 1952 yapımı "Limelight - Sahne
Işıkları" dır.
Charlie
Chaplin için artık ABD'den ayrılma vakti gelmişti. Çünkü; ABD vatandaşı
olmamıştı ve yüksek vergi borcu ve siyasal görüşü yüzünden zor dönemler
yaşıyordu. İşte tüm bu nedenlerden dolayı, Charles Spencer Chaplin 1952'de
eşi Oona ve 9 çocuğuyla İsviçre'ye göç etti. Chaplin bundan sonra ABD'ye
1972'de Sinema Sanat ve Bilim Akademisinin verdiği özel ödülü almak için
bir kez gitti. 1975'te Chaplin'e "Sir" ünvanı verildi.
1977'de Şarlo karakterinin yaratıcısı Charles Spencer Chaplin hayata veda
etti.
Evet
Charlie Chaplin (Şarlo) "en çok sevdiğim oyuncudur", hatta "bana sinemayı
sevdiren oyuncudur" dersem abartmış olmam. Ve sizden ricam; Şarlo sizin
için ne ifade ediyor bana yazın. İlgi oranının büyüklüğüne göre bir
club bile kurabiliriz. Fotoğraf ve bilgi alışverişi yapabiliriz. Eğer
ilginizi çekiyorsa burayı
tıklayın...
|