|
Jim Carrey
Bastırılmamış Kanadalı Peter Pan...
Dört
çocuklu bir ailenin en küçüğü olan Jim Carrey, küçüklüğünden beri gösteriler
yapmaya bayılıyormuş. Daha 10 yaşındayken "Carol Burnett Show"a özgeçmişini
gönderen Jim, ailesinin Toronto'dan Scarborough adındaki endüstri şehrine
taşınması gerekince, burada bir fabrikada çalışmak zorunda kalır. Daha
lisede okurken stand-up showlarda kendine göstermeye ve taklitler yapmaya
başlayan Carrey, 17 yaşındayken Los Angeles'a taşınmaya karar verir. "The
Comedy Store"da komedyen Rodney Dangerfield'ın gösterisinde açılış programı
yapmaya başlayan Carrey, burada tanıştığı garson Melissa Womer ile evlenir
ve Jane adında bir kızları olur.
Sinemaya
ilk adımı Lauren Hutton'la oynadığı "Once Bitten" ile olur ancak 80'lerin
ikinci yarısında rol aldığı filmlerden hiçbiri tanınmasını sağlamaz.
1990'da yayınlanmaya başlayan "In Living Color" ise onun kariyerini
değiştirir. 1994'te "Ace Ventura: Pet Detective - Hayvan Dedektifi"
ile ilk başrolünü alan Jim Carrey'nin yolu böylece açılır. Sadece
350 bin dolar aldığı "Hayvan Dedektifi"ni 540 bin dolara rol aldığı ve
ona "lastik-surat" lakabını kazandıran "The Mask - Maske" izler. İki filmin
de gişede başarılı olması Jim Carrey'yi uluslarası üne sahip bir yıldız
yapar. Bunu ücretinin milyon doları aştığı "Dumb and Dumber - Salak İle
Avanak" izler. Bu dönemde kariyerinde yükseliş sürerken, özel hayatı çalkantılıdır;
ilk eşinden boşandıktan sonra Lauren Holly ile evlenir ama bu evlilik
de yürümez...
Sonraki
kariyer hamlesi ise daha da büyük bütçeli "Batman Forever - Batman Daima"daki
"Riddler" rolüdür. O artık dünyanın tanıdığı, pek çok kişinin Jerry
Lewis'le karşılaştırdığı bir yıldızdır. İş yapan her filmde olduğu gibi
"Ace Ventura"nın da bir devamı gelmelidir artık. "Ace Ventura: When Nature
Calls", onun yapımcılarını memnun eden 5. filmidir. Jim Carrey'nin filmlerinin
gişede iş yapmasına herkes garanti gözüyle bakmaktadır artık. Ancak
20 milyon dolar ücret aldığı "The Cable Guy- Baş Belası", seyirci tarafından
fazla karanlık bulunur, beklenen işi yapmaz, çünkü filmin hedef kitlesi
Carrey'nin önceki filmlerinin hedef kitlesinden farklıdır. Carrey'ye
bayılan çocuklar, bu kez karşılarında bir "kötü adam" görünce şaşırırlar,
ne de olsa Carrey'nin en büyük hayranları çocuklardır. Ama Carrey'ye,
sadece çocukların takdir ettiği bir oyuncu olmak artık yetmemektedir.
Ancak
bir sonraki filmi "Liar Liar-Yalancı Yalancı", onun hala bir gişe şampiyonu
olduğunun bir kanıtı olur. Peter Weir yönetiminde rol aldığı "The Truman
Show"la kariyerinde yeni bir adım atar Carrey. O artık sadece bir "lastik-surat"
değil, ciddi rollerin de altından kalkabilecek iyi bir "oyuncu" olduğunu
kanıtlamıştır. Böylece "The Mask - Maske" ve "Liar Liar - Yalancı
Yalancı" ile aday gösterildiği Altın Küre ödülünü Truman Burbank rolüyle
kazanır. Milos Forman'ın yönettiği "Man On The Moon - Aydaki Adam"da komedyen
Andy Kaufman rolüyle bir kez daha Altın Küre kazanan Carrey'nin sıradan
bir komedyen olmadığı, "ciddi" filmlerde de çok iyi performanslar sergileyebildiği
artık kanıtlanmıştır. 2000 yılında "Me, Myself, and Irene - Ben, Kendim
ve Sevgilim"de bir kez daha Farrelly kardeşlerle çalışan Carrey, daha
sonra "How The Grinch Stole Christmas"ta üstlendiği başrolle hala gişede
en karlı oyunculardan biri olduğunu kanıtlar...
"Batman
Daima"da beraber çalıştığı yönetmen Joel Schumacher onun için "O 'It's
A Wonderful Life - Şahane Hayat'taki Jimmy Stewart rolünü de, şeytanı
da, salağı da aynı derecede başarıyla canlandırabilecek bir oyuncu..."
diyor. Jim Carrey de hep aynı rollere bürünmemesi gerektiğini çok
iyi biliyor ve rol seçimlerini de buna göre yapıyor. "Baş Belası"ndaki
rol arkadaşı Matthew Broderick de Carrey'nin her rolde başarılı olabileceğine
inanıyor. "Jim, komedi dışında da çok başarılı olabiliyor; tek sorun üstündeki
baskı" diyor Broderick. "Film başına alınan 20 milyon dolar ücret, iki
tarafı da keskin bir bıçak" diyor Joel Schumacher da... "Bu rakam, birinin
kariyerini mahvedebilir". Jim Carrey ise parayı önemsemediğini söylüyor
ve bir karavanda, sonraları da bir çadırda yaşadığı günleri anımsayıp
ekliyor, "Hayat para olmadan da devam edebiliyor..."
"Baskı
20 milyon dolardan gelmiyor" diyor Carrey. "Baskı insanların 20 milyon
dolarla ilgili düşüncelerinden kaynaklanıyor. Para bankaya gidiyor ve
bir daha da görmüyorsun zaten. Bana da birşey ifade etmiyor... Doğrusu
5 milyon dolar alan bir oyuncu olmayı tercih ederdim. Eğer özgür olmamı
sağlayacaksa bu... Mecbur olmasam bunu yapmazdım. Bu karmakarışık bir
iş..."
"Bıraksanız Jim aynı sahneyi 2000 kere tekrar tekrar oynar" diyor Schumacher.
"Bazen 'Bu sahne tamam artık, devam edelim' demek zorunda kalıyordum,
çünkü devamlı yeni birşeyler bulup ekliyor sahneye..." "Yalancı Yalancı"
da beraber çalıştığı Jennifer Tilly ise "Ben 20 milyon için Jim'in yerinde
olmak istemezdim" diyor. "O nerdeyse insanüstü bir varlık; 'iyi' onun
için yeterli bir kavram değil. Sonsuz bir enerjisi var."
Carrey'nin sıradaki projesi ise "The Shawshank Redemption - Esaretin
Bedeli" ve "The Green Mile - Yeşil Yol"un yönetmeni Frank Darabont yönetiminde
başrolünü oynayacağı "The Bijou- Majestic". Binbir surat, bu sefer
de 2. Dünya Savaşı sonrasında geçirdiği bir kaza sonucunda hafızasını
yitiren "sakıncalı" bir senaryo yazarını canlandırıyor.
Filmografisi:
Majestic (2002)
How the Grinch Stole Christmas (2000)
Me, Myself & Irene - Ben, kendim Ve Sevgilim (2000)
Man on the Moon - Aydaki Adam (1999)
Simon Birch (1998)
The Truman Show (1998)
Liar Liar - Yalancı Yalancı (1997)
The Cable Guy - Başbelası (1996)
Ace Ventura: When Nature Calls - Ace Ventura 2 (1995)
Batman Forever - Batman Daima (1995)
Dumb & Dumber - Salak İle Avanak (1994)
The Mask (1994)
Ace Ventura: Pet Detective - Hayvan Dedektifi (1994)
The Itsy Bitsy Spider (1992)
Earth Girls Are Easy (1989)
Pink
Cadillac (1989)
The Dead Pool (1988)
Peggy Sue Got Married - Peggy Sue Evlendi (1986)
Once Bitten (1985)
Finders Keepers (1984)
Copper Mountain (1983)
All In Good Taste (1983)
Diğer Tanıdık Yüzler için tıklayınız...
|