KATEGORİLER        SERVİSLER   
 

 

Vizyon Programı
Gelecek filmlerin vizyon tarihleri...

Film Arşivi

Haberler
Sinema dünyasında neler oluyor?

Kamera Arkası
Yapım aşamalarına ait ilginç ayrıntılar...

Kameranın Arkasındakiler
Yönetmenler hakkında bilmek istedikleriniz.

Tanıdık yüzler
Sinema oyuncularını yakından tanıyın...

Foto-klik

Gereksiz Bilgiler

Replik

Özel Dosya

Söyleşi

Sektör

 
  Tanıdık yüzler


Michael Douglas
Seçim hakkımız olsa ve Michael Douglas'ı baba olarak seçsek...


Bir an için bu dünyaya gelirken babamızı seçme şansına sahip olduğumuzu düşünelim… Evet böyle bir seçim hakkımız olsa ve Michael Douglas'ı baba olarak seçsek... Kuşkusuz birçok insan gibi sizin de yüzünüz ekşidi. Oyunculuğu takdir edilse de; sert yüz hatları ve canlardığı karakterler sayesinde uyandırdığı "kibirli" intiba, izleyicilerde ona karşı açıklanamaz tuhaf bir hoşnutsuzluk uyandırmakta. Seyircinin özdeşleşeceği kahramanı da oynasa, onun karakterine yakınlık duymamız zordur çünkü hayat verdiği karakterler genelde duygularını aşılması ve yıkılması zor bir duvarın arkasına gizlerler. "Mesafe" anahtar kelimedir Douglas'ın tipleri için.

San Francisco SokaklarıYine de Michael Douglas hakkında bir yazı yazmaya karar verdiğimden beri, çizdiği tiplerdeki özelliklere rağmen "baba" kelimesi peşimi bırakmadı. Belki de Michael Douglas denilince aklımıza gelen özellikler, çağrıştırdığı duygu; babayla çocukları arasındaki ilişkiyi dair bir şey söylüyordur. Çocukken daha yakın olup, beraber olmak için can attığımız babamız; büyümeye başlayınca artık model aldığımız kişiden çıkıp, kaçınmaya başladığımız, aramıza mesafenin girdiği kişi haline gelir. Douglas, oyunculuğuyla gücü yansıttığı gibi bu mesafeyi de tipinin de yardımıyla üst düzeyde hissettirir.

Wall StreetMichael Douglas, sinema efsanesi olan bir babanın (Kirk Douglas) oğlu olarak sinema dünyasına adım attı. Kısa zamanda oyuncu olarak yer bulduğu bu arenada, ne tesadüftür ki babasının haklarına sahip olduğu "Guguk Kuşu"nu ondan satın alarak, filmi hayata geçirdi ve yapımcı olarak bir Oscar sahibi oldu. Böylece Hollywood'da yerini bir hayli sağlamlaştırdı. Belki de elde ettiği bu güç, onu babasının gölgesinden sıyırıp daha da güçlendirdi. 80'lerde Kathleen Turner'la başrolünü oynadığı, "Romancing The Stone" ve "The Jewel Of The Nile" gibi macera filmleri onu büyük bir star haline getirdi. Artık adı babasından bağımsız ayrı bir güç olmuştu.

Bu güç, fiziksel özelliklerinin de etkisiyle onu zengin adam rolleri için biçilmiş kaftan haline getirdi. 1987 yılında Adrian Lyne'ın yönettiği "Fatal Attraction-Öldüren Cazibe"de dengesiz Glenn Close'la yaşadığı bir gecelik ilişki sonrası hayatı alt üst olan ve ailesi yıkılma noktasına gelen bir yuppie'ye hayat verdi. Ailesinin değerini yitirme noktasına geldiğinde anlayan ve hem karısı hem de çocuğuyla mesafesini kırmak için yoğun bir çaba harcayan Dan Galleger rolünde harikalar yaratıyordu. Baba olarak çocuğuna olan ilgisi, ancak başına bir felaket gelip onu kaybetme tehlikesi ortaya çıktığında artıyordu. Yine aynı yıl rol aldığı "Wall Street - Borsa"da canlardırdığı acımasız borsa simsarı Gordon Gekko rolünde o kadar başarılıydı ki hem Oscar aldı hem de tüm seyircilerde karaktere verdiği 'soğuk duruş' sayesinde korku yarattı. Adeta duyguları olmayan, buz gibi bakışlarıyla herkesi delip geçen ve "Greed is good- Hırs iyidir" felsefesiyle hareket eden, gözünü para bürümüş borsa simsarı rolüne kattığı yorum o kadar üzerine oturdu ki, Michael Douglas denilince akla gelen hep bu karakter oldu bir dönem. Nerdeyse karakterin duruşu, mesafeler ötesiydi ve Douglas bunu seyirciye mükemmel aktardı.

War Of The Roses80'leri aynı zamanda çok yakın dost olduğu Danny De Vito'nun yönettiği "War Of The Roses - Güllerin Savaşı"yla kapattı. Evlilik üzerine yapılan bu kara komedide Douglas; karısını anlamaktan uzak, sadece işini düşünen hırslı avukat rolünde her zamanki mesafeli yorumuna bu sefer ironi de katıyordu. Çocukları ufakken onlarla ilgilenmek yerine işine yoğunlaşmayı tercih eden Rose karakteri, çocuklarına sevgisini ancak eşiyle ayrıldığında gösteriyordu.

Basic Instict90'ların ilk yarısında rol aldığı "Basic Instinct - Temel İçgüdü" ve "Disclosure - Taciz" nedeniyle bir dönem hakkında seks tedavisi görüyor söylentileri çıkarıldı. Her iki filmde de canlardığı karakterlerin, fettan kadınlar (Sharon Stone ve Demi Moore) yüzünden hayatı kararıyordu. "Taciz"de yine ailesini geri kazanmak için çaba harcıyordu. Bu sefer sistem tarafından baskı altına alınan bireyin sıkıntısını yansıttı. Yaptığı hata nedeniyle karmaşaya dönüşen ilişkilerini tekrar yoluna koymak için çabalayan karakterleri, bu sayede Michael Douglas'la cisimleşen mesafeyi kırmaya çalışırlar. Hem etrafa hem de hayata karşı… "Falling Down - Sonun Başlangıcı"nda saçlarının biçiminden, giyimine kadar tamamen sıradan bir Amerikalının (D-Fens), sadece evine gitmek isterken nasıl yavaş yavaş zıvanadan çıktığını gösterdi. D-Fens'in tek amacı kızının doğumgününe gitmektir ama tüm herşey bunu engeller. Mesafeyi kırmak için çabalar ama başaramaz.

The Game"The Game - Oyun"un başkarakteri olan yalnız, zengin ve güçlü adam Nicholas Von Orton için Michael Douglas'dan daha uygunu olmazdı. Kendi yarattığı bir kalede yaşayan ve hayata en uzak yerde duran bu kişinin dramını, dönüşümünü Douglas incelikle yorumladı. Canlandırdığı karakterler arasında mesafenin en ön planda olduğu ve bunun çok net kırıldığı kişilik Nicholas Von Orton'du.

TrafficMichael Douglas'ı en son sinemalarımızda uyuşturucuya karşı savaşan komisyonun başındaki yargıcı canlardığı "Traffic - Trafik"te izledik. Uyuşturucuya karşı savaş açan yargıcın dramı ise kızının uyuşturucu bağımlısı haline gelmesinde yatıyordu. Douglas'ın karakteri yine en yakınlarına bile bu kadar uzakta olduğu için kızının durumunu geç farkediyordu. Fakat büyük bir güçle de kızını kurtarmak için savaşmaya başlıyordu. Douglas'ın karakterleri hayatla mesafeli de olsalar, bunu bir şekilde farkettiklerinde güçleriyle bu mesafeyi kapamaya çalışıyorlar.

Catherine Zeta-Jones'dan olan son çocuğuyla ilgili olarak, "ilk çocuğumda iyi bir baba değildim ama bu sefer fırsatı kaçırmayacağım" diyor Douglas. Zaten oynadığı tipler de değişmeye başlıyor artık. "Wonder Boys"da dahi çocuğa yardımcı olan hoca rolündeydi. Kim bilir belki de bir süre sonra Michael Douglas denilince sıcak, içten, iyi aile babası olan karakterler gelir akla…

Filmografisi
One Night At McCool'sDon't Say a Word (2002)
One Night at McCool's - Onunla Bir Gece (2001)
Traffic - Trafik (2000)
Wonder Boys (2000)
A Perfect Murder - Kusursuz Cinayet (1998)
The Game - Oyun (1997)
The Ghost and the Darkness - Hayalet ve Karanlık (1996)
DisclosureThe American President - Amerikan Başkanı (1995)
Disclosure - Taciz (1994)
Falling Down - Sonun Başlangıcı (1993)
Basic Instinct - Temel İçgüdü (1992)
Shining Through - Karanlığın Ötesi (1992)
Black Rain - Kara Yağmur (1989)
The War of the Roses - Güllerin Savaşı (1989)
Wall Street - Borsa (1987)
Fatal Attraction - Öldüren Cazibe (1987)
A Chorus Line (1985)
The Jewel of the Nile - Nil'in İncisi (1985)
Falling DownRomancing the Stone (1984)
The Star Chamber (1983)
It's My Turn (1980)
Running (1979)
The China Syndrome (1979)
Coma (1978)
Napoleon and Samantha (1972)
San Francisco Sokakları (1972-76) TV Dizisi
Summertree (1971)
Adam at 6 A.M. (1970)
Hail, Hero! (1969)
Where's Jack? (1969)

Michael Douglas ile ilgili benim de söyleyeceklerim var diyorsanız, söz sizin...

Diğer Tanıdık Yüzler için tıklayınız...

Bu yazıyı başkasına göndermek istiyorum!
   
Adınız ve Soyadınız:
Yazıyı göndermek istediğiniz kişinin e-mail adresi:
İletmek istediğiniz düşünceleriniz:
 
 

  I Anasayfa I Sinema-tv I Müzik kutusu I Kitap I Lezzet-mekan I Teknoloji I Moda-stil I Haber I Foto-klik I Burçlar I Ropörtajlar I Farklı Kalemler I
I e-mail I Chat I Forum I Club I Arama I Reklam I Kurumsal I Destek I Bize yazın I Kariyer I Promosyon I
 
 
Copyright © 2000-2003 TOL BİLGİ İŞLEM HİZMETLERİ A.Ş. Tüm hakları saklıdır.