|
RITA HAYWORTH
Sinemanın en ünlü yıldızlarından biri olan Rita Hayworth ABD'de yaşayan
İspanyol dansörü Eduardo Cansino ve onun Ziegfeld Follies'deki partneri
Volga Hayworth'un kızları olarak 1918'de doğdu. Asıl adı Margarita
Carmen Cansino'dur. 12 yaşında profesyonel olarak dans etmeye başlayan
Hayworth, Meksika gece kulüplerinde dans ederken bir yapımcının dikkatini
çekerek asıl adıyla küçük rollerde oynamaya başladı. Rita'yı keşfeden
adamın Fox'tan ayrılması sonucunda, genç kız küçük stüdyoların filmlerinde
rol aldı.
Ama ileride adını gerçek bir atom bombasına verecek olan bu dansçı kız,
17 yaşındayken 40 yaşındaki Ed Judson'u kendisine aşık etti ve evlendiler.
Judson bir yıldız yaratma ve onunla geçinme düşüncesi için, Margarita'yı
bulunmaz bir fırsat olarak görüyordu. Ed Judson, Margarita'yı tombul ve
esmer bir dansözden ince, zarif, seksi ve alımlı bir kadına çevirmeyi
başardı. Judson, yeni adıyla Rita'yı önce zayıflattı, dar alnını genişletmek
için saçlarını tek tek aldırdı, giyimi-bakımı öğretti ve bence en önemlisi
saçlarını kızıla boyattı. Ama bunlara rağmen 1930 sonlarını önemsiz filmlerle
geçiren Rita Hayworth, daha sonra 1939'da Howard Hawks'in "Only Angels
Have Wings - Melekler Kanatlı Olur", 1940'da "Music In My Heart - Kalbimdeki
Müzik", "Susan and God", "The Lady In Question - Herkesin Kadını", "Angels
Over Broadway - Broadway Melekleri" gibi başarılı filmlerde oynamaya basladı.
Rita Hayworth 1940'lara gelindiğinde Hollywood'un en çekici, en güzel
kadınlarından birisi olmuştu. Bu tarihten sonra seksi yıldız bazen güzelliğini
sergilediği filmlerde, bazen dans bilgi ve yeteneğini sergilediği filmlerde
oynadı. Gerektiğinde günlerce durmadan çalıştı. Ama Margarita'yı Rita
Hayworth yapan, Charles Vidor'un yönettiği siyah-beyaz, "Gilda-Şeytanın
Kızı" adlı film oldu. Bu filmle Rita bir anda süperstar oldu. Artık
her yerde bu seks kraliçesi konuşuluyor ve erkeklerin rüyalarına öncelikli
giren kadın oluyordu.
Sinemanın en çekici ama bir o kadar ölümcül dişilerinden Rita Hayworth,
"Gilda" ile patlama yaptığı dönemde Orson Welles ile tanıştı ve güzellikle
dehanın bir araya geldiği aşk başladı. Bu iki ünlü ve yetenekli insan
3 yıl süren beraberliklerinde bir başyapıt ortaya çıkardılar. "The
Lady Of Shangai - Şangay'lı Kadın"... Polisiye bir film olan "Şangay'lı
Kadın"da Rita Hayworth saçlarını kısacık kestirip sarıya boyatarak 'entelektüel
vamp' havasına girmişti.
Rita Hayworth, Orson Welles'ten ayrıldıktan sonra yeni bir 'Carmen' uygulamasında
oynadı. Bu filmin çekiminde İsmailiye mezhebinin varisi Ali Han'la tanıştı
ve 1949 yılında bütün dünyanın konuştuğu evliliğini yaparak sinemayı terketti.
Rita'nın bu evliliği büyük ihtişam içinde 3 yıl sürdü. Ama sonra boşandılar
ve Rita'nın şu sözü gerçeklik kazandı; "bütün kocalarım Gilda ile evlendiklerini
sandılar ama ertesi sabah yatakta beni buldular."
Başarısızlıkla sonuçlanan bu evlilikten sonra Rita 1952'de "Affair
in Trinidad - Macera Kadını" filmiyle sinemaya geri döndü ve yeni
filmler çekti. Artık yaşlanıyordu Rita Hayworth, ama performansında düşme
yoktu. Hala başarılı bir oyuncuydu ve film çekmeye devam ediyordu. Bu
arada şarkıcı-oyuncu Dick Haymes'le yeni bir evlilik yaptı. Bu defa sinemadan
4 yıl uzak kaldı.Yıpranmış ama hala güzel olarak sinemaya geri döndü.
Bundan sonraki filmlerinde güzelliğinden çok oyunculuğunu ön plana çıkardı.
Rita Hayworth beşinci ve son eşi yapımcı James Hill'den 1961 yılında ayrıldı
ve tek tesellisi sinemaya sığındı. 1972'de Robert Mitchum'la çevirdiği
"The Wrath Of God"dan sonra sinemayı bırakan güzeller güzeli Rita Hayworth,
Alzheimer'a yakalandığı için belleği iyice zayıfladığından tiyatro da
yapamadı. Artık hareketlerini denetleyemiyordu Rita. Bundan sonra Rita'ya
bakan beş evliliğinden kalan Rebecca ve Yasmin adlı kızlarıydı.
Unutulmaz yıldız, seks ilahesi, herkesin Gilda'sı Rita Hayworth 69 yaşında
hayata veda etti (1987). Ölümü bütün dünyada büyük yankı uyandırdı ve
onun ölümüne sebep olan Alzheimer hastalığı için ciddi araştırmalar yapılmasına,
tedavi yöntemlerinin aranmasına önayak oldu.
|