|
Motivasyonla
gelen başarı
Motive edilme
ve içsel motivasyon güçleri, insanların bazı işleri nasıl üstlendiklerinin,
veya işletme hedeflerine ulaşmada ne kadar çaba gösterdiklerinin altında
yatan temel güçlerdir.
Abraham Maslow
tarafından geliştirilen "İhtiyaçlar hiyerarşisi" teorisi, motivasyonu
açıklayan en bilinen teorilerden biri olarak, insanların ihtiyaçlarını
karşılamak için mücadele ettiklerinin önemine değinir. İhtiyaçların ilk
seviyesini fizyolojik, diğer seviyelerini de güvenlik, sosyal özsaygı
ve benliği bulma ihtiyaçları oluşturur.
İşlerin çoğu
fizyolojik ihtiyaçları karşılar. Güvenlik ihtiyaçları ruhsal güvenliği
ve huzuru içerir. Tehlikeli işlerle geçimlerini sağlayanlar için bu ihtiyaçların
yerini beğenilme ve ilgi alır. Sosyal ihtiyaçlar sevgi, ait olma ve paylaşma
duygularından oluşur. Farkedilme, öz saygı ihtiyaçları da bireyin başkaları
tarafından yeterli ve değerli bulunmasıyla, saygı görmesiyle karşılanır.
En üst seviye olan kendini bulma ihtiyacı, sürekli olarak kişinin potansiyelini
geliştirmesini, ve potansiyelini daha iyi kullanmasını hedef alır. Moslow'a
göre insan, üst seviyedeki ihtiyaçlarını karşılamaya ancak bir alt seviyede
bulunan ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra başlar. Bireyler arasındaki
fark gözönüne alındığında , ihtiyaçlar hiyerarşisinin herkes için aynı
şekilde sıralanmayacağı düşünülür. Maslow normal koşullarda yetişkin bir
insanın % 85 fizyolojik, % 70 güvenlik ve garanti, % 50 sosyal ait olma,
% 40 öz saygı ve % 10 oranında kendini bulma ihtiyaçlarını karşıladığını
düşünür.
Motivasyonu
açıklayan diğer bir teori ise beklenti teorisi'dir. Bu teori, bir işi
yapmak başarmak için sarfedilen çabanın, o işi başaran kişinin beklentilerine
bağlı olduğunu açıklar. İnsanlar, ihtiyaçlarını karşılayacak, bekledikleri
kazançları alacak işleri tercih ederlerken, işte karşılaşacakları tüm
zorlukların üstesinden gelebileceklerine inanırlar.
Beklenti
teorisinin üç ana parçası vardır. Beklenti, kişinin gösterdiği çabanın,
işin doğru sonuçlanabilme olasılığını etkiler. Araçsallık, kişinin başarısının
ödüle veya herhangi bir karşılığa dönüşme olasılığıdır. Değer ise, emeğin
karşılığı olarak alınan ödülün birey gözündeki değeridir. Emeğin karşılığı
olarak sunulan kazanç birey tarafından değerli bulunursa birey işine motive
olur.
Herzberg'e
göre kişisel tatmin paradan daha çok, kendini geliştirme, bireysel kazanım,
üstlerden itibar görme ve çabaların değerlendirilmesi gibi etmenlere bağlıdır.
Para temel ihtiyaçların karşılandığı nktaya kadar önemini korur, bu noktadan
sonra kişiyi diğr etmenler işe bağlar. Örneğin çok para kazanmasına rağmen,
çalıştığı işletmenin örgütlenme biçiminden dolayı veya beraber çalıştığı
insanlarla uyumsuzluğundan dolayı kişi işini terkedip, daha az maaş alacağı
ama severek çalışacağı yeni bir şirkete geçebilir.
İhtiyaçlar
her bireyde değişir. Önemli olan, farklı biçimlerde üreten bireylerin,
çalışma ortamındaki verimliliğini arttırıcı bazı teşviklerle desteklenmesidir.
İşverenler çalıştırdıkları insanların, ihtiyaçlarına ilgi duymalı, ve
çalışma ortamında sorunlarla başaçıkabilmeyi ve çaba göstermeyi anlamlı
kılan bir ortam yaratmalıdırlar.
İnsanların
yaratıcılık gücüne dayandırılan ve eğitimlerini ön plana alan verimliliğini
arttırıcı çalışmalar, değişen şartlar karşısında işletmelerin değişen
şartlar karşısında devamlılığını sağlayacaktır. Firmalar mavi yakalı emek
işçilerinin potansiyelini arttırıcı faaliyetler içine gireceklerdir.
|